film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.12.09

Viva la Espana

Dün yazıp bitirdiğim makalenin bir kısmı İspanyol İç Savaşı sırasında İspanya Katolik Kilisesi mensuplarına karşı uygulanan akıl almaz vahşet ile alakalıydı.  Tam makaleyi bitirdim, televizyonu açtım Goya'nın Hayaletleri başladı.  Konu 18. yüzyılda İspanya'daki engizisyon mahkemeleri.  Başrollerde Javi.er Barde.m ve Nata.lie Portman...  Tesadüfün bu kadarı.

Anne-kızı aynı anda oynayan Nata.lie Portman'a yapılan korkunç makyajı saymazsak (anne Natalie'den biraz daha farklı görünsün diye kız Natalie'ye takma diş takmışlardı.  Natalie'cik vampire benzemişti); film beni çok etkiledi.  O kadar ki Javier'den artık nefret ediyorum.  İdam edildiği sahnede, mutluluktan el çırpmışım.  

29.12.08

Yine mi güzeliz?


Yine mi cicek? - Sezen Aksu


Eğer, ben Hakan'la, o karısıyla evli olmasaydı, Fa.tih Ak.ın'la evlenirdim.

O kadar hayranım ona...

Neden?

Filmleri güzel, tamam; az buçuk Alman da olsa, bizi gururlandırıyor, tamam; kırık dökük Türkçesiyle, neyi yanlış söylediğinin farkında olmadan çok şeker röportaj veriyor, tamam; gözlerinden zeka fışkırıyor, tamam; minicik miniminnacık ayrıntıların farkında, Türksen susayınca su içersin, Almansan, bira içiyorsan, susamışsın demektir, bunu görebilecek kadar hem Türk, hem Alman, hem hiçbiri, tamam; Ya.şamın Kı.yısı'nda "beni nasıl tanıdınız" diye soran Alman kadına, "nasıl tanımam bu koskoca kara kuru Türkle dolu salonda tek sarışın Alman görünümlü sizsiniz" yerine "bu salondaki en üzgün insansınız" cevabını verdirecek kadar insan, tamam.

Ama bunların hepsi bir tarafa ben FA'a filmlerinde müziği kullanma şeklinden dolayı hayranım.

Her sahnedeki her müziğin bir anlamı var.

Her sahnedeki her müziğin bir kullanılma sebebi var.

En ufak şarkı, en ufak melodi, anlatılan hikayenin bir parçası.

Rastgele değil.

Tıpkı benim hergüne seçtiğim şarkılarım gibi.

Ruh halim, aklıma gelen bir anım.

Şarkılarım da benim hikayem.

Bugünkü şarkım da Du.vara Kar.şı'dan... Cahit ve Sibel evde başbaşa yemek yiyecekler. Sibel dolma yapıyor Cahit'e. Soğanı doğrayışı, salçayı sulandırışı o kadar tipik, o kadar annem ki, ben hayret ediyorum, FA nereden biliyor diye... Ve filmi her seyredişimde bu şarkının ilk notasından itibaren ağlamaya başlıyorum, niye Allahım, niye kavuşamıyorlar, birbirlerini bu kadar çok severken???