27.8.06

Nazlı'nın annesi olmak


Kızım doğalı tam 20 ay oldu. Neredeyse iki sene.

Çok özveri gerektiriyor annelik çünkü tüm zamanınızı, tüm enerjinizi alıyor çocuk. Bu zorluklarla tüm anneler uğraşmak zorunda zaten de, ben tüm bunlara ek olarak kendimi sık sık hayatımla, yaptığım seçimlerle alakalı çelişkilerle boğuşurken buluyorum ki benim gibi kendini bildi bileli hayatının belli bir dengede gitmesi için adeta takıntılı bir şekilde çabalamış bir insan için çelişkilerle boğuşmak zorunda kalmak hiç de iyi birşey değil.

En klasik çelişkim evde kalıp Nazlı'ya bakmayı seçerek doğrusunu mu yaptım acaba? Bazen gün bitip de kızım uykuya daldığında inanılmaz bir huzur, tatmin, bir birşeyleri başarmışlık duygusu kaplıyor içimi. O zaman işte diyorum hayatın anlamı bu, yani bir insanın büyümesine yardımcı olmak. Ben bunun için gelmişim işte dünyaya, anne olmak için. Başka birşey yapmak için değil. Böyle zamanlarda iyi ki dışarıda çalışmıyorum diyorum.

Ama tabii bazı günler de tam tersini hissediyorum, hemen ertesi gün bulduğum ilk işe başlamaya karar veriyorum.
Tam 20 aydır bu şekilde iki düşünce arasında gidip gelirken fark ettim ki, eğer şu 20 ay boyunca dışarıda çalışmayı seçseydim bu sefer de hayatım başka çelişkilerle dolu olacaktı. Ve ben yine bir denge tutturmak için uğraşmak zorunda kalacaktım. Bir tek doğru yok, bir tek denge de, Nazlı'nın annesi olmak demek denge tutturmaya çalışmak demek, Nazlı'nın annesi olmak büyümek demek, ama ne olursa olsun Nazlı'nın annesi olmak mutluluk, hiç bitmeyen bir yaşam sevinci demek...

Hiç yorum yok: