28.8.07

Kız oyuncakları ve prenses anne masalı




Kızım benim, tuhaf bir çocuk. Yani mesala tipik bir kız çocuğu değil. Öyle benim o yaşlardaki halim gibi, eteklerim yerlere sürünsün, her yerimden incikler boncuklar sarksın, sokağa muhakkak ruj sürüp çıkayım gibi dertleri yok.


Ama mesala iş makinalarına kafayı takmış durumda. Bir yere giderken yolda, vinç, kepçe, grayder, silindir falan gördü mü çıldırıyor. Şu aralar en sevdiği çizgi film ise, Tamirci Bob.


Hayır, endişelenmiyorum. Anne olmadan çok önce bir karar almıştım çünkü. Çocuğum olduğunda, kız ya da erkek, içerisindeki potansiyel ortaya çıksın diye ona destek olacak, neye ilgi duyuyorsa, onun meşgul olabilsin diye her türlü fırsatı yaratacaktım. O yüzden, kızım tamirci olmak isterse sonunda, en büyük destekçisi ben olurum, olurum da...


Ben istiyorum ki, Nazlı, Nilüfer'in büyük şekeri Selin gibi olsun. Uzun etekler giysin, kafasında taçla dolaşsın. Beraber bebeklerinin saçlarını tarayalım, onlara makyaj yapalım, hatta birbirimize makyaj yapalım. Yani insan başka neden kız çocuğu olsun ister, değil mi ama...


Neyse, ben de belki biraz özendiririm umudu ile kendisine şekilde görmüş olduğunuz şu kız oyuncaklarını aldım.



Bir çift peri kanadı ve asası, makyaj seti ve de saçlarını şekilden şekile sokabileceğimiz bir bebek.


Ve bu öğlen uykusundan önce, her zaman anlattığım kepçe masalından farklı olarak, prenses Nazlı masalı anlattım kızıma. O da bana karşılık olarak bir prenses anne masalı anlattı.


1 yorum:

Adsız dedi ki...

Tac ta taksalar, kepceyle de oynasalar onlar bizim kalbimizin prensesleri zaten... Di mi? Kendi tadinda cok seker Nazli cicegi... Operim...