1.5.08

Anneannem ve herşey

Anneannem çok hasta. 85 yaşında, dedem öldüğünden beri tek başına yaşıyor, hiç önemli bir sağlık sorunu olmadı ama şu an çok hasta.

Takdiri ilahi ama bu hastalık pek hayra alamet değil.

Bugün aradığımda, annem "Nihan seninle konuşmak istiyor" deyince, anlamadı kim olduğumu. Annem, "Nihan, anne, benim kızım" deyince de "hayır, benim kızım o" dedi.

İçim kötü oldu. Sesi o kadar zayıf, o kadar zayıftı ki, konuşmaya bile o kadar mecali kalmamıştı ki...

Anneannemden dedemden bahsettiğim kadar çok bahsetmedim.

Farklı dünyaların insanlarıyız anneannemle.

Hiçbir zaman dedemle anlaştığım kadar iyi anlaşamadım onunla.

O da hiçbir zaman çok sarıp sarmalayan bir anneanne olmadı.

Ama sevdik hep birbirimizi, ben elimden geldiğince saygıda kusur etmemeye çalıştım, o da ne kadar sevecen olabilirse o kadar sevecen olmaya çalıştı bana karşı.

Herşeyden önce dedemden, çocukluğumdan hatıra o bana.

Şimdi elimden kayıp gidiyor olabileceğini düşününce, canım acıyor, doğal olarak...

Tek isteğim, ona bir kerecik daha sarılmak, Nazlış'ı (onun deyimiyle Ayşe'yi) bir kerecik daha görmesi.

Dualarım hep onunla şu aralar.

Ha bir de büyük bir karar aldım, bir tarafım da kuş gibi hafifledi bu karar sayesinde. Bakalım hayırlısı.

Ve de son olarak kendimi tutamayarak şunu söylemek istiyorum, keşke herkes anlamadığı, bilmediği konularda bu kadar kendinden emin, bu kadar eleştiriye kapalı konuşmasa. Herkes her istediğini düşünmeli, ifade edebilmeli, tartışmalı ama kafasında her zaman da bir acaba olmalı. Acaba, ben haksız olabilir miyim, acaba benim bu konuda donanımım yeterli mi, acaba başkasının söylediklerinde gerçeklik payı olabilir mi düşüncesi, şüphesi hep aklının bir tarafında olmalı, onu birşeyler yazarken, birşeyler iddia ederken, en azından iki kere düşünmeye teşvik etmeli. Nereden çıktı şimdi bunlar, bloglar aleminde okuduklarımdan diyelim, geçelim.

Ve bu sefer gerçekten son olarak, uzun zamandır haberleri seyretmiyorum, haber bültenleri haber bülteninden başka herşeye benzediği için. Ama dün bir vesile ile biraz göz attım, ruhum daraldı, pılımı pırtımı toplayıp Austin'e dönesim geldi. Kim bilir belki?

5 yorum:

denizanasi dedi ki...

kim üzmüş seni.. döverim valla:) ama haklısın. ben de su sıralar bazılarında garip bir sertlik okuyorum. sürekli " niye böyle yapıyorsun" diye sorgulayıp " böyle yapmalısın " diye yönlendiriyorlar. bırakın kardeşim herkes istediğini yapsın. ama ilginc olan da insanlar da onlara gercekten uyuyor.

Nihan dedi ki...

Sorma iste kizdirdi birileri...

böğürtlengözün annesi dedi ki...

Ananene Allah şifalar versin, ama baksana senin için " o benim kızım" demiş, canım yaa. İşallah dilesiğin gibi kısa zamanda sende Nazlış da ananenizi , oda sizi görür.

Defne dedi ki...

İnsan bazen görmeyip duymayınca ya da öyle yapan birini oynayınca daha mutlu oluyor galiba. Yalnız ben bu rolün üstesinden pek gelemiyorum. Belli ki sen de...

Yakın zamanda anneannesini kaybetmiş birisi olarak, üzgün olduğumu bilesin, sağlıklı günler gelsin dilerim.

Son yazdığın cümleler ise son zamanlarda o kadar sık dolanıp duruyor ki kafamın içinde. Yer farklı olsa da...
... çekip gitmek kolay olmuyor işte, kim bilir belki? :)

Anne ve Bebisi dedi ki...

Acil sifalar:(