Terbiye meselesi
Çalıştığım okulda, nasıl desem, bürokratik işler biraz yavaş ilerliyor.
Neredeyse 2 aydır burada çalışmama rağmen, giriş kartım hala gelmedi ve ben her sabah, hatta okuldan her çıkış ve her yeniden girişimde kapıda görevlilere durumu açıklamak zorunda kalıyorum.
Bu sabah da, ki kendisiyle ilk ters düşüşümüz değil ancak kendisi muhteşem yeni saç modelimden dolayı beni tanıyamadı sanırım, kapıdaki görevliye durumu açıkladım.
Bana son derece kabadayıvari bir şekilde "hangi bölümde çalıyorsunuz" diye bir kez daha sorduktan ve ben ona sabırla ikinci kere hangi bölümde çalıştığımı söyledikten sonra, suratıma sen kimi kandırıyorsun der gibi bakıp "sen geç bakayım şöyle diye" bana resepsiyonu işaret etti.
Ve bende ipler koptu.
"Sen kime sen diyorsun" diye başladığımı hatırlıyorum son olarak ise sanırım kendisini rektöre şikayet etmekle tehdit ediyordum.
Sorun çocuğun görevini kendince doğru yapmaya çalışması değil, ki o da zaten "hocam ben görevimi yapmaya çalışıyorum" falan gibi birşeyler kekeledi.
Sorun görevini nasıl yaptığı.
Beni tanımak zorunda değil, tanımadığı insanın kim olduğunu teyid etmek de, en doğal hakkı hatta görevi.
Ama ben burada şu bölümde şu işi yapıyorum diyen birine "sen geç bakalım şuraya" demek, o kişi iddia ettiği kişi olmasa bile, ne büyük bir cürret ve terbiyesizlik.
Bana "hocam kusura bakmayın sizi tanıyamadım, ben bölümünüzü aramak zorundayım" dese sabahki curcuna kopmayacaktı.
Ve hatta ben dediğim kişi çıkmasam, mahçup olan ben olacaktım.
Bana mı öyle geliyor yoksa gerçekten de toplumca terbiyesiz mi olduk biz.
Nazlış'ın benden şu aralar en çok duyduğu kelime bu şu aralar...
Ben mi aşırı tepki gösteriyorum yoksa???
Oysa bu sabah Nazlış'tan haberler yazacaktım, ne zamandır yazmadığımı fark ettiğim için...
Bir dahaki sefere.
Müzik konusunda açıklama: İki yazı önce dinlediğim müzikler konusunda yazdıklarım şaka mahiyetindeydi. Yoksa kimsenin dinlediği ve yaptığı müziği yargılamak gibi bir amacım yok. Ben kendimce iyi olduğunu düşündüğüm, beni mutlu eden herşeyi dinlerim. Kızımın da kendi seçimlerini (her konuda) kendisinin yapmasını tercih ederim. Aslında kendimle ve kendi yetiştirilme tarzımla dalga geçiyordum sanırım.
2 yorum:
abartmıyorsun bence sevgili Nihan, bende aynı şeyi düşünüyorum.Herkeste bir saygısızlık bir boşvermişlik birde en kötüsü bu saygısızlığın içinde kibar olduğunda (lütfen-acaba-siz-rica etsem kelimelerini kullanınca) insanlar garipsiyorlar.
Tabiat Ana,
Aynen oyle. Ve ben buna inanamiyorum
Yorum Gönder