İçim yanıyor
Koca bir toplantı için Amerika'ya gidecektir.
Makyaj çantasında köklü bir değişiklik yapma derdinde olan kadın, birkaç ay sonra kendisi de Amerika'ya gidecek olmasına rağmen, aman şimdi çoluk çocuk bir de bunlarla uğraşmayayım oralarda mantığı ile, A'dan Z'ye bir sürü makyaj malzemesini internet üzerinden kocasının kalacak olduğu otele gönderilmek üzere sipariş eder.
Koca meşhur bir Alman havayolu ile Frankfurt aktarmalı olarak Washington'a gitmek üzere dün öğlen yola çıkar.
Frankfurt uçağı buradan birazcık gecikmeli kalkar.
Zaten Frankfurt uçağı ile Washington uçağı arasında hepi topu bir saat süre vardır.
Uçak Frankfurt'a iner, koca (ve aynı durumda olan 8-10 Amerika'lı yolcu) depar atar, Washington uçağının kalkışına 15 dakika kala, kapıya ulaşır.
Ancak Alman hostes kocanın ve diğer yolcuların gözlerinin içine bakarak kapıyı kapatır. Bu da yetmez göstere göstere stand by'daki yolcuları uçağa kocanın ve diğer Amerikalıların yerine yavaş yavaş bindirir.
Koca kalır mı Frankfurt havalimanında? Valla kalır. Amerikalı'lar akşamı geçirmek üzere havayolu şirketinin onlara ayarladığı otellere dağılırken, geçerli Schengen vizesi olmayan koca, orada ona yardımcı olmak için çırpınan Alman havayolu şirketinin Türk çalışanı tarafından ona verilen battaniyeyle kendine geceyi geçireceği bir bank bakınmaya başlar.
O sırada geç kalıyorum diye mesaj attığı Amerika'daki görüşeceği yerden cevap gelir, geç kalıyorsan hiç gelme diye...
Koca ne yapsın, biner bulduğu ilk İstanbul uçağına süklüm püklüm geri döner.
Kadın kocaya ve yaptığı haybeden Almanya yolculuğuna, tabii ki, çok üzülür.
O hep çok takdir ettiği, damarlarında dolaşmasından gurur duyduğu Alman disiplinine ve artık kabul etmiştir ki, bazen mantık sınırlarını zorlayan Alman dakikliğine lanet okumaktadır.
Koşarak uçağa yetişmeye çalışan yolcuların gözlerinin içine bakarak, üstelik uçaklarının gecikmeli kaltığını bildikleri halde, üstelik onların o anda havaalanında olduğu gerçeğini tamamı ile gözardı ederek, kapıyı kapatan şirkete, çalışanlarına, sövmektedir sürekli. Buradan ilan etmektedir, ey ahali sakın ola Amerika'ya L.hansa ve United ile uçmayın, connection olmasına rağmen, connection'lı yolcularını beklememek gibi bir politikaları var ve sorduğunuzda size hiçbir mantıklı açıklama yapmıyorlar...
Ama kadının için en çok şu an Charlotte's Ville'de bir otelin lobisinde sahiplerini beklemekte olan NARS allıklarına, MAC farlarına, Laura Mercier Tinten Moisturizer'ına, doğal makyaj fırçalarına, Lancome göz altı kapatıcısına ve daha nicelerine kavuşamadığı için yanmaktadır.
Bilmiyordur ki, bu yangın nasıl söndürülebilir?
Derdine kim, nasıl derman olur?
Kahrolsun L.hansa, kahrolsun United'tır.
7 yorum:
nihan,
bana gondersinler paketi! ben eylul'de gelecegim turkiye'ye ama en azindan o vakte kadar guvencede olurlar.
olur mu, sana uyar mi, yeni adrese gondertebilir misin paketi vs... yazisalim, e-adresim: yok.ki.yok@gmail.com
Bence ise l.hansa yazmak yerine isimlerini acik aci yazmakla baslayabilirsin :))
Son günlerde duyduğum en hüzünlü, acıklı hikaye. Of düşündükçe sinirlendim ben bile!
Geçmiş olsun...
Hangisine üzüleceğimi şaşırdım. Eşinin düştüğü duruma çok üzüldüm. Amerika'dan gelen haber özellikle.
"O zaman hiç gelme!"...
Sana ayrı üzüldüm. Peki ne olacak şimdi. Nereye gidecek o malzemeler?
olup bitene cok uzuldum...
eger otel yonetimi aldigin cicileri Turkiye'ye gondermezse ben adresimi verebilirim, bana gondersinler, bende sana guvenli bir sekilde hemen gonderirim canim, aklinda bulunsun.
Esinin dustugu duruma cok uzuldum.
Paket konusunda ben de yardimci olabilirim. Paket geri gttiginde bana yonlendirirsen eylul'de Turkiye'ye getirebilirim. Eger paketin UPS/Fedex tracking numarasi varsa orada takip edebilirsin ve hatta ups/fedex ile forwarding yaptirabilirsin. yardimci olabilirsem pratikanne@gmail.com a mail atabilirsin.
bence de açık açık isim yazmalısın ve hatta uçak firmalarında şikayet olarak bildirmelisin. sonuç olarak eşin de işinden olmuş..
Yorum Gönder