13.5.10

Akşam Yemeği Savaşları

Ki benim işim bu...  Savaşlar neden çıkar, nasıl biter, neden uzun sürer vs. vs. gibi konularla uğraşıyorum her Allahın günü.

Ama bu savaşı bir türlü anlayamadım.  Ne sebebini, ne nasıl biterini, ne de neden bu kadar uzun sürdüğünü.

Bizim evde her akşam saat 18:30 dolaylarında çıkan savaştan bahsediyorum.

Eğer yemekte makarna veya pizza türü birşey yoksa (ki haftada bir akşam pizza akşamımız ve bir akşam da babaannede zaten yiyor diye asla ve asla makarna pişirmiyorum, pişirirsem de sebzeli yapıyorum) her akşam ama her akşam yemek saati savaş şeklinde geçiyor.

"Ben fasulye yemem "(oysa en sevdiği yemek)

"Tavuk sert/kuru olmuş" (ben kendimi eleştirmek için söylüyorum bunu ve Nazlı'ya arayıp da bulamadığı bahaneyi hop kendi ağzımla sunuyorum)

"Yine mi dolma" (oysa zamansızlıktan kırk yılda bir yapıyorum)

"Çorbanın içindeki sebzeleri çok kocaman doğramışsın" (yok ya)

"Bu yemek çok acı" (evet ben biraz baharatlı yaparım yemekleri ama bu sefer içinde karabiber bile yok ki kendisi de mantısının üzerine pulbiber boca etmekten hoşlanan bir arkadaşımız)

Ve ben kendimi tıpkı annem gibi "burası Abdullah Efendi'nin aşevi değil küçükhanım" diye bağırırken buluyorum her defasında.

Ne söz vermiştim kendime, annemin hatalarını tekrar etmeyecek miydim?

Hep sabırlı mı olacaktım?

Hani nerede?

Ha bu arada merak edecek olursanız, Nazlı, maşallah diyeyim, iştahı son derece yerinde bir çocuk olup, okulda önüne ne konursa yemekte, bu işkenceyi sadece bana yapmaktadır.

Ama nedendir, niçindir, ben sebebini bulamadım.

Bilen, anlayan, beri gelsin.

2 yorum:

gülcan dedi ki...

ahh aynı benim yeğenimde öyle sanırım çalışan annelerin çocukları anneye nasıl daha fazla naz yaparım diye düşünüp bunu yapıyolar işiniz zor valla :)

Defne dedi ki...

Senin yazdıklarını okumayı özlemişim Nihan. Pek çok birikmiş ama keyifle tüketirim onları da bilesin. Sevgiyle.