17.12.10

Verwandlung

Ne şans.


Bunca zaman sonra post yazayım diye bilgisayarın başına oturdum ama internette bir sorun var sanırım.

Blogger’a giremedim.

Başka sayfalara da.

Yoga da yapamadım.

Şu sayfadan yapıyorum yoga. İlgilenen varsa, fena değil.
Ben hatha yapıyorum artık, bunca zaman ashtanga yapıp vücudumu istemediği birşeye zorladım. Ashtanga hızlı, hatha yavaş, benim gibi. Benim yemek yemem, okumam yazmam, herşeyim yavaştır aslında, son zamanlarda hayatın akışına kaptırdım kendimi hızlandım.  Tekrar yavaşlıyorum şimdi.  Her sabah yaşasın yoga diye kalkıyorum artık. Gerçi soğukta yataktan çıkmak zor oluyor itiraf edeyim. Ama yoganın bunda suçu yok.

Sonra bir de Osho okumaya başladım.

Nasıl bir devrim bu benim kişisel tarihimde bir bilseniz.
Ben ki kendimi asla sorgulamam, kişiliğimi sorgulamam, sadece hayata bodoslama dalar, önüme çıkan herkesle, hatta kendimle bile kavga halinde yaşarım derken...
Şimdi Osho okuyorum.

Hem de sindire sindire, altını çize çize...

Ben? Bir kitabın altını çiziyorum. Yok, durun düzelteyim. Ben? İşle güçle alakalı olmayan bir kitabın altını çiziyorum.

Neyse, hayata karşı savaş baltalarımı indirdim.

İnsanları olduğu gibi kabul etmeye çalışıyorum.
Tabii ki bir anda olmuyor herşey.

Mesala daha evvelki gün, Nazlış’ın okulunun orada arabasıyla önüme geçmek üzere yolumu kesen “beyefendi”ye giriştim. Sözlerle tabii. “Bir de bağyan olacaksınız, biraz saygılı olun” cümlesi kendimi kaybetmeme yetti. Yani diyor ki, kadınlığını bil, erkeğe kafa tutma, yol aslında senin ama bırak önce ben geçeyim. Artık Allah ne verdiyse. Korkuttum ama sonunda “beyefendi”yi.

Oysa ne der Osho. Kimseyle savaşma, onların bu durumlarını delilik hali olarak kabul et. Çünkü bir insan zihnini meditasyon için kullanmıyorsa, delilik halindedir.

Meditasyondan kasıt, gerçeği ve kendini olduğu gibi algılama, gerçeği ve seni gizleyen ilüzyonlara ve arzuların yarattığı sahte mutluluklara kapılmama.

İşte benim son 10 senemin özeti.

Delilik hali.

Bu delilik halinden çıkmaya çalışıyorum şimdi.

Kocam, kızım, yediklerime ve içtiklerime bile farklı bir açıdan bakarak.

Acele etmeden.

Kendime kızmadan, kendimi cezalandırmadan.

Blogumun adını da ciddi ciddi Nihan’ı büyütmek olarak değiştirmeyi düşünüyorum.

Çünkü anladım ki Nazlı kuzumun fiziksel olarak büyümekten gayrısına ihtiyacı yok.  Hiçbir çocuğun yok.  Onlar zaten Osho'nun tarif ettiği farkındalıkla doğuyorlar.  Biz bozuyoruz onları, onlara yanıltıcı arzular ve hedefler koyarak, onların etrafına bu yanıltıcı arzu ve hedeflerden oluşan sahte bir dünya kurarak.  Bir nevi Matriks yaratarak.  Eğitim sistemi bile bunun üzerine kurulu.  Bilseniz nasıl, endişeleniyorum bu okul mevzusunda zaten.  Ama bu başka bir post konusu.

Şimdilik bu kadar.

Ev ahalisi uyandı çoktan, gün başlar...

7 yorum:

ganfi dedi ki...

teşekkürler yoga sayfasını hemen sık kullanılanlara ekleyip bende yarın sabah başlıyorum:)afferin beyin lafını iyi vermişsin..

ruhdagı dedi ki...

Sevgili Nihan, yeni yılın huzur bereket ve neşe getirmesini dilerim. Sevdiklerinle beraber mis gibi tertemiz bir sene olur umarım.

Sevgiler :)

denizanasi dedi ki...

wie lauft die verwandlung :)

Nihan dedi ki...

Leider nicht so gut :(

denizanasi dedi ki...

wie geht es dir ?
in meinem profil ist mein mail. wenn du willst, kann ich zuhören, besser gesagt lesen :)

Adsız dedi ki...

Sayın admin,paylaşımlarınız işimize çok yaradı.dell laptop teknik servisleri olarak teşekkür eder,başarılar dileriz.

Bir Porsiyon Öykü dedi ki...

Nerdesin arkadasim?