Günün en sevdiğim anı
Nilüfer'in bu yazısını okuduktan sonra beni de aldı bir düşünce. Ben annelik denen bu mesleği icra ederken hergün acaba en çok hangi kareyi dondurmak isterim, hangi kare benim bu aslında "her anından çok zevk alıyorum" diye tanımlamak istesem de, böylesine bir tanımlamanın çok da gerçekçi bir şekilde tarif etmeyeceği bu kutsal ötesi mesleğimin en keyifli anını gösterirdi acaba ve de neden?
Cevabı buldum sanırım. Nazlış'la oyun oynarken. Fark ettim ki, annelik mesleğini icra ederken hergün, benim en sevdiğim, hiç bitmese dediğim, kafamda sürekli fotoğrafını çekip bir kenara sakladığım an Nazlı ile oyun oynadığımız an...
İkimiz de uçsuz bucaksız bir hayal dünyasına daldığımız için;
Ev işleri, okunacaklar, yazılacaklar, tezler, doktoralar, tercümeler hayatımdaki herşey ama herşey o anda önemini kaybettiği için;
O an zaman durduğu hatta durmakla da kalmayıp geriye, benim çocuk olduğum, kendimden geçercesine oyun oynadığım günlere aktığı için;
O an anne olduğum için kendimi gerçekten mutlu hissettiğim için. Ve de Nazlış'ın yanından başka hiçbir yerde olmak istemediğim için.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder