Nazlı'dan haberlere devam.
Dün yazmayı unuttuğum birkaç şey:
-Hatırlar mısınız bilmem, bizim çocukluğumuzda (seksenlerin ortalarından bahsediyorum) Kayahan bir çocuk programı yapardı. Bir uzay ortamında vukuu bulurdu herşey ve Kayahan kendi bestesi olan çocuk şarkıları söylerdi. Çok da iyi ederdi, keşke hep o haliyle kalsaydı, diye bir yorum yapacağımı sanıyorsanız aldanıyorsunuz, zira bu kızımın blogu, hem öyle olmasa bile ben bu tarz konulara (yani siyaset, magazin, dedikodu) bulaşmıyorum. Bir gün öğlen uykusundan önce, oyuncağını yatağa almasına izin vermediğim için çıldıran Nazlı'yı nasıl susturacağımı bilemez halde, kucağımda onunla odanın bir köşesinden diğerine zıplarken, birden bire Kayahan'ın işte o çocuk programında söylediği şu şarkıyı söylemeye başladım:
Dallarında salıncaklar kurduğum,
Gölgesinde saklandığım,
Bahçedeki arkadaşım.
Ne yazık son bahar geldi,
Yazık sana arkadaşım,
Dökülmüş bak yaprakların,
Kış gelince sen ne yaparsın.
Al şu şapkayı al,
Annem görmesin,
Al bu paltoyu giy üşümezsin.
Aklımda nasıl kalmış diye şaşırmadım tabii, zira ben hiç istememe rağmen, aklımda her olayın her ayrıntısını tutabilen fil hafızalı bir kişiyimdir, ama neden bu şarkı, neden şimdi, işte onu bilemiyorum. Velhasıl kelam, Nazlı şarkıyı çok sevdi. Adını ağaç şarkısı koyduk ve şimdi her uykudan önce bu şarkıyı istiyor benden ve de bağıra bağıra kendisi de söylüyor. Dün akşam uykudan önce herhalde 10 kere söylemişizdir ağaç şarkısını. Evet, birazcık sinir bozucu olmaya başladı.
- Sıcaklardan ne kadar nefret ettiğimi dile getirmiştim ya dün. Tüm nefretime rağmen hayatımın en büyük mucizesini sıcaklara borçlu olduğumu itiraf etmeliyim. Şöyle ki, bizim evin yatak odalarının bulunduğu cephesi öğleden sonraları güneş ışınları dimdik bir açı ile aldığından, akşama doğru evin o cephesinin tamamı cehennemle yarışacak sıcaklıkta oluyor. Fedakar birer anne ve baba olarak ikinci bir klima hakkımızı Nazlış'ın odasından yana kullandığımızdan, bizim yatak odasında uyumak ise tam bir işkence. Nazlı ise püfür püfür bir ortamda, güzel güzel uyuyor. Kendisi üç gün kadar önce aynı püfür püfürlüğün bizim oda da hüküm sürdüğünü sanarak, geçen kış başından beri yaptığı üzere, gecenin bir yarısı bizim yanımıza gelmek istedi. Fakat bizim odaya gelmesiyle "çok sıcaaaaaak, Nazlı'nın odası, Nazlı'nın odası" diye ağlayarak aynen kendi odasına dönmesi bir oldu. İşte o kutsal geceden beri Nazlı geceleri uyanmıyor. Uyansa bile ben yanına gidip buradayım kızım deyince, poposunu devirip aynen uyumaya devam ediyor. Sanırım o cehennem odada uyuyacağıma kendi odamda tek başıma uyurum daha iyi diyor. Çok da iyi ediyor. Ben de bu sayede kesintisiz olmasa bile, kesintisize yakın uykunun ne demek olduğunu tekrar hatırlıyorum.
-Bir de tuvalet eğitimi maceramız var. Bana kalsa Nazlı'nın "anne ben artık çişimi tuvalete yapacağım" bilincine ermesini bekleyeceğim ama anneanne ve babaannenin baskısı dayanılacak türden değil. Gerçi Yasemin'in bu yazısı beni çok etkiledi. Çok da başarılı gitmeyen eğitimimize her an bir noktalı virgül koyabilirim.
İşte haberlerin tamamı böyle...
9 yorum:
sıcklar ilk defa bir işe yaradı demek:) nazlı da biliyormuş keyfini yani. napsın çocuk fırın gibi odada demi:)
Ben hatırlayamadım. Hay Allahım gerçekten kötü bir hafızam mı var?
Tuvalet konusunu benim de inanamadığım bir hızda yol kat ettik. Derler ya zamanı gelince söyler diye, inanmazdım, gerçekmiş.
allahım bana da bebek bezini bir kenara attığım zamanları göster :)) bizimkisi kokrkunç direniyor. ben de haftaya tatili bekliyorum. bakalım..
bu arada benimkisi de kendi yatagından ve kendi oadasından vazgecmiyor. daha onceleri devamlı benle uyumak isteyen bücür artık sadece kendi yatagında uyumak istiyor. bu bagımsız karar verme yetisi bir yandan cok hosuma gidiyor ama diğer yandan da benden uzaklaştığı için üzüyor. sanırım bunlara alışmalıyız :)
Pınar,
Haklı ama gerçekten de, inanılmaz sıcak oluyor hem onun odası hem de bizim oda...
Aslı,
Bence senin hafızan kötü değildir, dediğim gibi ben lüzumlu lüzumsuz herşeyi hatırlarım.
Denizanası,
BEn de tuvalet eğitimi konusunda ben de ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. Ama kendi yatağında uyuma konusunda hiç şikayetçi değilim açıkçası... Size iyi tatiller
Nihan merhaba
biz nehir'in tuvalet egitimi icin 2,5 yasına gelmesini bekledik. zaten uzmanların soyledigi yas da bu. sanırım pek zorlanmadık. yani elbette bir kac kereden cok bir kac kere ust bas ve yatak degistirdik ama olsun. o kadarı olacak. beklemek ve cocugun alt kaslarını kontrol ettigi dönemi tutturmak cok onemli bence. bosver sen eskileri :)
Zaten yavas yavas snaa ozenip senin gibi tuvalet kullanmak isteyeektir (tabi tuvaletin kapısının acık bırakılmasına karsı degilsen)
Bir de barbie meselesi demissin bana sayfamda. simdi bak Nİhancıgım. sordugun icin böyle ögretmen gibi konusuyorum. ama tecrüberlerim bana bu "kült" den kacıs olmadıgını gösterdi.
Ayrıca kendi cocuklugumu düşündüm. Ben de prenseslere bayılırdım. Şİmdi adları degisti ve BArbie oldular aradaki en buyuk fark isim. VE kendimden esirgemedigim bir hayranlık duygusunu ondan esirgeyemeyecegimi anladım. Ya da boyle bir düşünceye sahibim artık.
ustelik sayfamdaki yazının en sonunda dedigim gibi ne sıfır benei hic bir ise yaramıyorlar aksine simdiki tum kızlar hep koca koca poplu kızlar. KEndime diyorum ki, bu mu Barbie nesli? Demekki bu anlamda kaygılanmaya gerek yok.
Elbette bir sure koruyabiliriz onları bu modadan (sormussun ya hic mi sansımız yok turu)
Ama eger kız kulesi gibi bir yerde yasamıyorsanız mutlaka bir şekilde o kültürün içine girecektir.
Hele kreş vakti geldiginde. Ah ah ah. O cocuklar nasıl da bir BArbie bombardımanına tutuyorlar birbirlerini.
Bosver en iyisi. Uzak durmak cok zor.
Sevgilerimle
Binnur tuvalaet eğitimi konusunda neyin doğru olduğuna karar veremiyorum bir türlü ama ne olursa olsun Nazlı'yı hiçbir şeye zorlamamaya çalışıyorum.
Barbie'den ne kadar uzak kalabileceğiz ben de bilemiyorum, şimdilik Nazlı'nın o taraklarda hiç bezi yok ama bakalım.
Nihan merhabalar, blogunuz hayirli olsun!, yazdiklariniza hizlica bakarken birden tuvalet egitimi hakkinda yazdklariniza bende bisiler yazayim istedim! ylul'de uc yasina girecek kizim insaallah ve temmuz ayinda diapera veda etti:) geen sene ki henuz iki yasinda degildi, diaperi kirlensin hemen degistirilsin isterdi, hatta bazen kendi cikarirdi:)ve be o donemde ona tuvaet egitimini uygulayacagimi dusunmustum, atta aradan 3-5 ay gecince yine denemis, ayni gun icerisinde birakmistim denemeyi:)sanirim 3-5 deneme sureci gecirdik, sabh baslayip oglen bitmeyecek uzunlukta olan:) ama her diaperini degistirdigimde"aslihancim biliyorsun artik tuvalte yapmalisin, bak artik sen buyudun" die telkinlerde bulunuyordum, bir aksam babasini ve beni banyoya sokmadi ve ilk kucugunu yapti:)aradan bir hafta 10 gun gecti, ve uzun suredir kaslarini kontrol ettigini bildigim icin tekrar diaperini cikardim ve yine bir deneme gunu olacak diye usunurken, sadece bir kere haric, butun gun kucuk icin tuvalete gitti ve kendisi soyledi geldigi zamanlari, basladigimin ertesi gunu alisverise gittik ben yine diaperlamadim onu ve ucuncu gunun sonunda buyugunude yapti ve hamdolsun cok rahat ogrendi, acikcasi bende annemin surekli sormasi etmesi nedeniyle uzerimde acayip bir baski hissediyordum, ama kayinvlidemin cocuklarim hep 3 yas ve civari ogrendi tuvalete gitmeleri gerektigii ddikcede demek zamani gelmemisdiye rahatlatiyordum kendimi, ama inan dusundugumden koay oldu, ve kesinlikle zamani gelnce kendisi yapmak istiyor kendisi soyluyor:)arti bir tavsiyemde gunduzleri tuvaleti kullanmaya basladiktn sonra kesinlikle geceleri bezlememen uyku oncesi sivi alinimini azaltman!saglicakla...
Unuttugum birsey ve en onemlisi bence, potty yerine tuvalet ustlugu kullanman, biz oyle yaptik,acikcasi ha poty'e yapmis ha diapera diye dusunmustum ben, o nedene tuvalet ustlugu kullanmistim, hatta bir sure sonra o tuvalet ustlugunude kendisi birakmak istedi, simdi onuda kullanmiyoruz hamdolsun:)
Arzu,
Tavsiyelerin icin cok tesekkur ederim. Nazli artik kucuk tuvaletini yapiyor tuvalete. Ben de lazimlik kullanmamayi tercih ettim. Ama buyuk tuvalet icin hala bekliyoruz, uykuda bez baglama icin ise 3 yasini bitirene kadar hicbir sey yapmamayi dusunuyorum. SAnirim biraz daha beklesek olacakti ama hem yaz oldugu icin acele ettim hem de galiba ya ogrenemezse diye de korktum.
Yorum Gönder