15.10.07

Dedemin ruhuna...

Hiç düşündünüz mü, neden ölmüş yakınlarımızın arkasından helva kavururuz?

Ben hep çok anlamsız buldum bu adeti, helva tatlı, ölüm acı ya, ondan galiba.

Ama sonra ailesindeki herhangi birinin her ölüm yıldönümünde, azimle, sabırla helva kavuran kayınvalidemi tanıdım.

Bugün canım dedemin ölüm yıldönümü.


15 sene oldu öteki dünyaya göçeli.


Ben de kayınvalidemi örnek alıp dedemin ruhuna helva kavurayım dedim.


Helva kavurmak zahmetli iş, uzun sürüyor.

Helvayı kavururken daldım gittim. Aklımda dedem.

Onunla oynadığımız evcilik oyunlarını, onun benim komşum Ahmet Bey olmasını, karşılıklı çimen yeşili en plastiğinden oyuncak fincanlarımdan kahve içerken ya benim boya kalemlerimden bozma, ya da dedemin saatli marif takvimden sarma sigaralarımızı tüttürmemizi düşündüm.

Ben biraz büyüdükten sonra anakonusu benim arkadaşlarım olan, uzun sohbetlerimizi hatırladım.

Sonra eski yazı okuyup yazabildiği için Arapça bildiğine kanaat getirip; "dede siz eskiden Arapça konuşuyordunuz değil mi" diye her soruşumda "ayvaaaaaaa" diye cevap verişini; "dede Yunanlılar Eskişehir'i nasıl işgal etti" diye her soruşumda bana sabırla az buçuk olan savaş anılarını anlatmasını; hergün en az beş kere önüne uzattığım boş kağıda, eski harflerle Nihan yazmasını; üniversiteden mezun olduğu günden itibaren, "öğretmen çıkan" anneme-işinden istifa ettikten sonra bile-"Meral Hocanım" diye hitap etmesini; bana "Nihan" değil, "Nehan" dediği için adımı aslında doğru telaffuz eden yegane kişi olmasını; anneme, o daha küçük bir kızken "ağabeyin nasılsa kendini kurtarır ama sen kızsın, senin işin zor, seni ceketimi satmak zorunda da kalsam okutacağım" demesini; üvey anne zulmünden orta 2'ye kadar okuyabilmiş olmasına rağmen bitmez tükenmez öğrenme aşkını, annemle beraber Almanca, dayımla beraber İngilizce öğrenmeye çalışmasını; elinden hiç düşürmediği kitaplarını; aileye doğan her bebeği Kuran-ı Kerim'in arkasına kaydetmesini, hepsinin adını kulaklarına ezan okuyarak koymasını; kırklı bebekken Mekke'ye gittiğinden kendisine "Hacı Ahmet" diye hitap edenlere kızmasını; bana sanırım ben Nazlı'dan çok da büyük değilken söylediği "atlara, atlara, biz binelim atlara" şarkısını...

Ve uzun zamandır aklıma gelmeyen daha neleri neleri düşündüm.

Anladım ki, insanın göçüp giden sevdiklerini anması, onlarla paylaştıklarını hatırlaması için helva kavurması lazım.

Dedemin ruhuna kavurduğum helva asıl benim ruhuma çok iyi geldi.

Çok sevgili komşum Ahmet Bey, nur içinde yatın olur mu?

6 yorum:

Cocukla Cocuk dedi ki...

Merhabalar,
Yıldız seyrinden ulaştım size aslında başka yazınıza ulaşmaktı niyetim bu çıktı karşıma ve keyifle okudum.
Ruhu şad olsun dedenizin, bizde kavururuz ölenlerimizin ardından ,onları anarız hepimiz sırayla tencere başında.

YILDIZNAF dedi ki...

Sevgili Nihan,
Beni hem huzunlendiren hem ozleten yazin yine cok guzel olmus. Eminim Ahmet Bey hem seninle hem de biricik Nazli'yla cok gurur duyuyordur. Nur icin de yatsin butun guzel insanlar gibi. Cok ama cok ozel bir insanmis, anlattiklarina bakilirsa. Boylesine anilarin oldugu icin cok sanslisin...

sunrise dedi ki...

Ben de yildiznaf'tan geldim ama yazi cok hosuma gitti. Ne guzel dedenizle boyle anilarinizin olmasi. Benim iki dedemle de boyle hic bir seyim olmadi. Birini tanimiyorum bile, digeri de hep sert ve uzak biriydi bize. Ama anneannem, ah anneannem!
Ben de simdi cocuklarima kendi buyukanne ve buyukbabalari ile iliski kurmalari icin cok ugrasiyorum. Cok onemli olduguna inaniyorum bu insanlarin insan hayatinda, gecmis ve gelecek acisindan. Bur icinde yatsin dedeniz de. Ne mutlu ona ki, arkasindan kendini boyle guzel anan bir torunu var.
Guzel gunlere..

Nihan dedi ki...

Cocuklacocuk,
Ben de artik dedemin her olum yildonumde kavuracagim helva. Daha yeni anladim anlaminin ne kdar buyuk oldugunu.

Yildiznaf,
Cok tesekkur ederim. Ben cok isterdim dedemin Nazlis'i gormesini. Benimle gurur duyuyor mudur ondan cok emin degilim.

Sunrise,
Benim de oteki dedem cok sert ve uzakti. Allahtan Ahmet dedem hic oyle degildi, cunku ben de senin gibi cocuklarin hayatinda buyukanne ve buyukbabalarin cok onemli oldugunu dusunuyorum. Bir kere onlar anne-babalarimiz yasamadiklari ya da hatirlamadiklari bir donemim canli taniklari ve bunlari torunlarina aktaracak zamanlari ve istekleri var. Ben de o yuzden kizim her iki buyukanne ve buyukbabasi ile yakin olsun cok istiyorum. Allahtan onlar da cok hevesliler, dedem gibi, torunlariyla oynamaya, konusmaya...

Nane Şekeri dedi ki...

yazinizi okuyunca gozlerim doldu. Bende dedemi ve onunla anilarimi hatirladim. Isin aci olani hayatin icine oyle dalmisim ki birseyleri hatirlamak icin okumam gormem dinlemem gerekiyor. Kendime kiziyorum acikcasi cok hos bir yazi onlari bize hatirlattigin icin tesekkur ederim. Nur icinde yatsin dedecigin....

Nihan dedi ki...

Nane sekeri,
Hepimiz oyle değil miyiz. Yani hayatin hirindan gurunden bizim icin onemli seyleri unutuyoruz. Galiba olum yildonumleri, dogumgunleri gibi ozel gunler de bu yuzden var...
Senin de deden nur icinde yatsin...