13.2.08

Zamane çocuğu dediğin

Ey 1980'den en az 5 sene önce doğanlar!

Yani İhtilal'i/Kenan Evren'in ve Kurmay'larının üniformalı hallerini/geceyarısı sonrası sokağa çıkma yasaklarını/benzin kuyruklarını/Bülent Ulusu'yu ve Özal'ın onun yardımcısı olduğu günleri/Uykudan Önce'yi/Dallas'ı/tipitipi ve ve Bulgaristan'dan elektrik satın almak zorunda kalacak kadar enerji açığımızın olduğu zamanları benim kadar net hatırlayanlar!

Hatırlar mısınız, elektrik kesintileri nasıl da doğal bir parçası idi hayatımızın?

Dallas'ın en heyecanlı yerinde, misafirler geldiğinde, tam ödev yaparken elektrikler kesilince üzülür/kızar/sinirlenir ama durumu asla ve asla yadırgamaz ve hatta sorgulamazdık.

Kardeşimle ben, her elektrik kesildiğinde "haydaaa" deyip ellerini birbirine vuran babamı kim önce taklit edecek diye kendi aramızda mini bir yarışma yapar ama asla elektrik neden kesildi/elektrik ne/nereden gelir/nereye gider gibi sorular sormazdık.

Dediğim gibi, elektrik kesintileri hayatımızın Kenan Evren kadar doğal bir parçasıydı çünkü.

Ancaaak, benim zamane çocuğu, meraklı köftem, gözlerini açıp Mc Donald's, labtop, cep telefonu, demokrasi, çeşit çeşit AVM'ler görmüş bebem Nazlım için dün yaşadığımız 2 saatlik elektrik kesintisi tam bir şok oldu.

Öncelikle neden aynı anda hem televizyon, hem ışıklar, hem fırın, hem bilgisayar hem DVD player bozuldu, kendisine anlatmak kabil olamadı.

Tamirci abileri çağırmanın bu durumda bize hiçbir faydası olmayacağı gerçeğini kabul edemedi.

O zaman "ama makkatı (meali matkap) vay" dediği babası neden elektrikleri geri getiremiyor anlayamadı.

Peki hiçbir şey çalışmıyorduysa o zaman arabaların farları nasıl yanıyordu, anne ona bir türlü tam olarak anlatamadı.

Bu durumda tek yapabileceğimizin oturup elektriklerin gelmesini beklemek olduğunu kabullenemedi.

Zaten elektrik dediğin neydi, ne renkti, gidip onu arayalımdı.

Tam 2 saat boyunca Nazlı sordu, anne cevapladı.

İşin en eğlenceli kısmı, mum ışığında yenen 3 kişilik romantik akşam yemeğiydi.

Bir de elektrikler gelince, tıpkı kardeşimin ve benim küçükken yaptığımız gibi, mumları "iyi ki doğdun" diye şarkı söyleyerek söndürmek.

2 yorum:

denizanasi dedi ki...

:)) can ilk kesintisini gecen yaz gece 9 gibi yaşamıştı. benim de evde ışıldak oturma odasının bir köşesinde fişe takılı durur ki kesildiğinde otomatik açılsın diye. o akşam da oyle oldu. ama benimkisi yine de fena korktu. epey sakınlesmedi. sonra ışıldağı keşfetti . tabii korku falan kalmadı. :)) şimdi onu heryere çanta gibi taşıyor.

Nihan dedi ki...

Ya nedir bu elektronik aletleri oradan oraya taşıma durumu. NAzlı da çok uzun bir süre her yere bozuk buhar makinasını taşımıştı.