Nazlı, çok nazlı ve çok ballı....
Hiçbir zaman olmadı.
Ben zaman zaman kendimi suçladım bu konuda. Yani çok mu taviz verdim, onun isteklerine çok mu fazla boyun eğdim diye ama biliyorum ki aslında sınırları olan ve bu sınırları kolay kolay (bazen istesem bile) kaldırmayan bir anneyim.
Hem daha doğalı 10 saat olmuş bir bebecik "aaa bu anne beni omzunda uyutmaya pek meyilli dur ben bütün gece vıkvıklayayım da beni hiç beşiğime koyamasın"ı idrak etmiş olabilir mi?
Olamaz.
Nazlı doğduğu saniye böyle idi, ne istediğini bilen, ve istediğini almayı bir şekilde beceren. Ben neden olmadım yani buna eminim.
Ha bir arkadaşımın deyimi ile çok "possesive" bir anne olduğumdan durumu gazlamış olabilirim o ayrı.
Ama Nazlı bugün 4 yaş, neredeyse 3 aylıkken durum şudur ki, Nazlış'ı güzellikle ikna etmenin bir yolunu bulamazsanız, Nazlı Nuh der peygamber demez. Mantık kurallarını alt üst etme pahasına da olsa, ilk istediği, ilk dediğinde direnir.
Ve işte tam bu sebepten dolayıdır ki aslında,
Nazlı çok kolay bir çocuktur.
Çünkü onun aklına yatacak ikna yönetimi bulur da ona bunu güzelce anlatırsanız lokum kıvamına gelir "peki annecim" der, ne isterseniz yapar.
Burada anahtar her daim Nazlış'ın aklına yatacak yolu bulacak kadar yaratıcı, sabırlı ve de onu ikna edecek kadar güleryüzlü olabilmektir.
Aksi takdirde banyoya girmekten, saç taramaya, diş fırçalamaktan, yemek yemeğe günün her anı bir savaşa dönüşür.
Ve gelin görün ki, bu annenin artık biraz daha sıkça olmak üzere sabrı tükenmektedir.
Evimiz son bir haftadır bol bol (karşılıklı) gözyaşlarının döküldüğü, Nazlış'ın "neden ağlatıyorsun beni ha neden" diye anneye Türk filmi tripleri attığı, sinirlerin keman yayı olduğu, herkesin çok üzüldüğü bir keşmekeşe dönüşmüştür.
Neyseki her muharebe anne-kızın birbirine sımsıkı sarılıp, koklaşması ve sonra koyun koyuna uyuması ile son bulmaktadır.
Yine de anne bu duruma çok üzülmektedir.
Günlük telaşlardan uzak, kuzusuyla çimlerde koşup oynayacağı minik bir tatilcik hayal etmektedir.
Ancak şimdilik bu mümkün görünmemektedir.
Annenin boynu da tutulmuştur ayrıca.
Galiba artık işine geri dönse iyi olacaktır.
Hoşçakalındır.

4 yorum:
En zor iş anne baba olmak galiba. Gerisi boş.
Ne yapıcam nasıl kalkıcam ben bu işin altından bilemiyorum :(
Her şey gözümde büyüyor ve korkuyorum. Yapamıyorum işte, hayalini kuramıyorum.
"Neden ağlatıyorsun beni ha, neden?" cümlesini kuran akıllı bir çocuk istiyorum ama korkuyorum...
hepsi aynı bu küçük insanların...kolay gelsin :)
sanırım onların da zaman zaman hormonları azıyor:) bizde de durum aynen bu. üstelik ben bu kadar sabırlı da değilim. ama allaha şükür zaman zaman bu halde oluyor. çoğu zaman artık daha sakin. sankim ..gibi gibi :)
Hormon teorisini çok tuttum.
Yorum Gönder