31.3.09

Öylesine mutluyum ki

Benim gibi iflah olmaz bir eski Türk filmi müptelasını ne çok mutlu eder????

E.diz Hu.n'un gözlerinin içine baka baka öğlen yemeği yemek tabii ki.

Aynen az önce olduğu gibi.

Tabii aleni gözlerinin içine bakamadım adamın, ama yemek sırasında yanımda, yemek yerken karşımdaki masada olması hafif çapta bir kalp krizi geçirmeme neden oldu.

Adama her bakışımda Hıç.kırık'ta ve Sa.manyolu'nda aşık aşık Hül.ya Koçyiğ.it'e bakışı canlandı gözümde, elim ayağım daha da birbirine girdi.

Adamcağız da herhalde kim bu ağzı açık ayran budalası, demiştir benim için zira benden başka herkes çok serinkanlılıkla karşıladı durumu. Öğrenciler "hocam hocam" diye yanına geldikçe, "ne hocamı o kızım, sen o kim biliyor musun, o küçükken benim beyaz atlı prensimdi, bütün yeni yetme dönemim bana onun Hül.ya Koç.yiğit'e baktığı gibi bakacak sevgiliyi beklemekle geçti" dememek için kendimi zor tuttum. Ve korkarım ki zaten yemekhanenin çoğu da onun kim olduğunun farkında bile değildi.

Oysa kendisi benim için Pamuk Prenses'in sevgilisi Prince Charming'in vücuda gelmiş hali, o kadar masalsı, o kadar efsanevi.

Hıç.kırık'ta Nalan'ın kızının adını Han.dan koyarken "Na.lan'ın ağlattığını, Han.dan güldürsün" deyişi işte hala şuracıkta gözümün önünde...

Günümü aydınlattı E.diz Hoca...

3 yorum:

denizanasi dedi ki...

:)) allahtan adamı yaşlılığı da çok yakışıklı. ya kartal tibet olsaydı:)

Nihan dedi ki...

Tabii canım, zaten onu hiçbir zaman beğenmedim ben.

Tabiat Ana dedi ki...

bende bir kere realde karsılaşmıştım kendisiyle elimde ne var ne yoksa önce havalara uçup sonra yere düşmüştü adamcağız gülümsedi bende kızardım ya gerçi sonrasında uzun uzun izlemiştim kendisini.
Yemek oldukça keyifli geçmiştir sanırım :)