12.4.09

Küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk

Pazar akşamları sakin geçsin istiyorum.

Eskiden, ben küçükken akşam yatma saati gelene kadar dışarıda vakit geçirirdik annemlerle ve eve girdiğimiz saniyeden itibaren bir anda ertesi güne hazırlanma telaşı sarardı hepimizi.

Ben çantamı hazırlar, ödevlerim tamam mı diye kotrol ederken, kardeşim genelde asla tam olmayan ödevlerini tamamlamaya çalışır, annem ise harıl harıl okul formalarımızı ve babamın ertesi güne giyeceklerini ütülerdi.

Bu telaştan nefret eder, pazar akşamından pazartesi sendromu yaşardım.

İşte bu yüzden, pazar günleri programımız ne olursa olsun, en geç saat 4 gibi evde olalım istiyorum. Kendimizi ertesi gün yeni bir hafta başlayacağı gerçeğine alıştırmaya bol bol vaktimiz olsun diye.

Bu akşamüstü, Nazlış ile kuaförcülük oynar, o pamucuk elleri ile benim saçlarımı tarar, ben ona küçükken dayısı ile oynadığımız oyunları anlatırken, Allahtan bütün pazar akşamlarımın böyle huzurlu geçmesini diledim. Telaşsız ve endişesiz.

Bu arada küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk benim yeni netbookum oluyor. Size şu an oradan sesleniyorum.

Herkese iyi haftalar.

Hiç yorum yok: