11.5.09

Anneler Günü Özeti

Kızımın gül yüzüne bakarak uyanma, ona sarılıp onu koklama, sonra baba ile hediye zulası haline getirdikleri dolap rafından çıkarıp verdiği hediyeye sevinme...


Sabahtan boğazda kahvaltı (Hakan dışarıda yemek yemekten ve özellikle de kahvaltı etmekten nefret eder. Kahvaltı anlayışı ağzına bir lokma tıkıp onu çiğnemeden yutmak olan bir insan için son derece anlaşılır bir durum. Bense saatlerce oturabilirim kahvaltı sofrasında. Hakan'la evlendiğimden beri bu zevkimden biraz olsun feragat etmek zorunda kaldım. Biraz olsun diyorum çünkü o da elinden geldiğince bana ayak uydurmaya çalışıyor. O yüzden sanırım en güzel hediye bana bu kahvaltı oldu)....

Nazlış'ın parkta oynamasını seyretme (uzaktan, ayağımdaki ayakkabılar kirlenmesin diye kumlu parka giremedim. Allahım nasıl bir anneyim ben :)))

Sonra canı deniz kenarında yürümek isteyen anne ve babaya ayak uydurmasını sağlamak için Nazlış'la elim sende ve kırmızı balık kaç kaç oynayarak sahilde koşma. Emirgan'dan neredeyse Yeniköy'e kadar yürüyen Nazlış'ı çok çok tebrik etme (tabii arada babanın omzunda soluklanmadık değil).

Yeniköy'de eski iskelenin tam yanındaki, neredeyse denizin üstündeki kahvehanede kahve içme

Eve dönme ve sonra Nazlış'a sarılıp uyuma...


* Bu arada tabii Nazlış'la yaşadığımız bir milyonuncu kıyafet krizi var, bu konuda ayrıca yazmak istiyorum. Sanırım ben tahammül sınırı çok düşük bir anneyim. Bazen 4 yaşında çocukla karşılıklı inatlaşabiliyorum. Dediğim gibi bu ayrı bir yazı konusu olacak. Çalınan arabamızın bulunmama veya bulunduğunda berbat halde olma ihtimaline karşı yaptığımız oto galerisi gezisi var. Ve Hakan bana perde asarken yardım etmedi diye kopardığım gümbürtü var ki, tepkilerimi kontrol edememe konusunda çok çok kabahatli olmakla beraber, hala haklı olduğumu düşünüyorum.

Neyse artık çalışmaya başlamam lazım. Hazır ortalık sessizken ve öğrenciler beni tacize başlamamışken ne kadar çalışsam kardır (gençlik hakkındaki gözlemlerim de ayrıca bir yazı konusu olacak).

Herkese iyi haftalar...

3 yorum:

Anne ve Bebisi dedi ki...

Genclik konusundaki gozlemleri merakla bekliyorum :)

Anneler gunun yeniden kutlu olsun :)

Bi de, perdeler gitsin jaluziler gelsin :P Perde takma derdi ortada kalksin :D

Nihan dedi ki...

Teşekkür ederim Esra. Aman ben Amerika'da çok çektim jaluziden. Temizlemesi çok zor. Perdeyi hiç olmazsa atıyorsun yıkanıyor. Gençlik konusundaki gözlemlerim pek yakında:)))

denizanasi dedi ki...

kiyafet konusu bizde de kriz konusu:) adama eşofman giydiremiyorum:))
bence artık kendini fazla suçlama. inan onlar da çok masum değil, her ne kadar 4 yaşında da olsalar:)