Olanlar ve de bitenler
Nazlış daha iyi. Ben değilim. Uykusuz geçen geceler, 1 Aralık'a yetişmesi gereken makale, okunması gereken onlarca sınav arasında sıkıştım kaldım. Bugün annem geldi. Anne bana da bak lütfen diye ağlamak istiyorum. Ama onu yerine ağzımı açtığımda, bunları nasıl söylüyorum ben diye hayretler ettiğim kelimeler çıkıyor. Nazlı ona hamileyken çekilmiş eski bir resmimi gösterip "anne artık neden böyle gülmüyorsun" dedi, çok koydu.
Nazlış malum hastalığa mı yakalandı sorusuna gelecek olursak, bence öyle. Bence diyorum çünkü dün Nazlış'ı doktora götüren Hakan (benim 2 dakikalığına okula uğramam gerekiyordu) karın ağrısı var mı sorusuna, hayır demiş. Neden, bilemiyorum. Oysa bu çocuğun cuma akşamından beri karnı ağrıyor. Ateş sonra başladı, sonra öksürük ve dün itibarı ile şiddetli grip. Ama tabii olay doktora bu şekilde aktarılmayınca, bambaşka yorumlamış kadıncağız. Ben şikayetlerimi dile getirince, o zaman sen götürseydin keşke anlamında birşeyler söyledi bana. Tabii canım, ben tam teşekküllü kameramanım. Aynı anda çalışır, hasta bir çocuğun her isteğini saniyesine yerine getirir, 5 makina çamaşır yıkar, yemek yapar, çocuğu doktora götürür, ve daha neler yaparım. Ama kimse görmez. Ve fekat kendisi birgün o da saat 3'e kadar çocukla kalınca, okuldan çıktığım saniye itibarı ile bana nerede kaldın telefonu açar. En çok da ne koyuyor biliyor musunuz, tüm bunları mesala anneme anlatınca "yazık öyle deme, o kadarını da yaptığına şükret" diyor. Neden? Ben çok daha fazlasını yapabilir ve de yaparken onun o kadarını da yapabildiğine şükredeceğim? Bir sakatlığı, bir özrü mü var? E erkek o kadar becerebilir, değil mi? Yani milyonlarca dolarlık fonları yönetebilir ama ne bileyim mesala çırpma telinin bıçakların yanına konmayacağını akıl edemez, öyle mi? Yapın analar böyle yapın, ee erkek çamaşır ancak bu kadar asabilir, diye yetiştirin oğullarınızı. Sonra akordeon olmuş çamaşırları karısı görüp de çıldırdığında cevap hazır olsun. Ben erkeğim, bu kadar yapabilirim. Şu salak yemek programında erkek yarışmacılar da diyor ya, "bir erkek olarak bence süper yemekler yaptım". Sen bunca sene kadınları kadın oldukları için diskrimine et, e tabii sonra erkek olduğun için diskriminasyon beklemen normal. Erkek olarak yemek yapabilme sınırların olduğunu düşünüyorsan, katılma gülüm o yarışmaya o zaman. Ha katıldın, o zaman erkekliği askıya alacaksın. Ama olmaz, erkeklik askıya alınır mı hiç?
Neyse, ne diyordum. Nazlı daha iyice. Ama ben değilim. Tek eğlencem, dünden beri çok sayın muhalefet partilerinden en bir muhalefet olanın lideri DB'nin parti grup toplantısında, çok kıymetli bir parti üyesinin yapmış olduğu gaf ötesi hatayı savunma amacı ile yaptığı "tencere dibin kara, seninki benden kara" başlıklı konuşmasını dinlemek. Valla çok komik. Ben konuşmayı yazanı merak ediyorum en çok.
Ha bir de bir sürü blogger E.vren rejiminin lanetlenebilecek sayısız icraati ve dayatması mevcutken ve herkes bunları bir güzel sineye çeker ve hatta savunurken neden kafayı bir gariban Öğretmenler Günü'ne taktı anlamadım. Oldum olması hazetmem sonradan icat bayramlardan, yerli malı haftalarından ve benzerlerinden ama tek kusurumuz Öğretmenler Günü olsun hanımlar, beyler. Öğretmenler Günü'nün hediye verme yarışına ve rant fırsatına ve hatta mesleğin genel olarak rant kapısına dönüşmüş olması çok acı. Ama unutmayalım ki bir tanesi en az 40 kişiden oluşmak üzere 5-6 sınıfa derse giren, ağır işçi gibi çalışan öğretmenler (çok şükür) hala çoğunlukta. Öğretmenler Günü evet saçma ama ne demişler, deveye neren eğri diye sormuşlar, o da nerem doğru ki demiş.
3 yorum:
Tam bir kusma yazısı olmuş. Umarım daha iyi hissediyorsundur.
Nazlı daha iyi olursa sende iyi olacaksın bu belli.
Ben Memo içinde bunun 5 katı bir yazı döşeyebilirim ama o yine sen ne dersen de ben yolumdan şaşmam diyecek ve ben daha çok öfkeleneceğim.
Hele bu günlerde beni hepten çıldırtıyor :(
En çokta söyle yapayım demesi beni deli ediyor. İlla söylemek mi gerek anlamıyorum ki!
Bu Turk erkeklerinin tamami ayni tornadan cikma :))) Sadece annelerin yetistirmesi degil bence sorun. Toplumun etkisi o kadar buyuk ki, bazen bir anne, tek basina, butun telkinlerine ragmen yeterli-etkili olamiyor sanirim.
Gerci bazi seyler genel olarak tum erkeklerin yapisinda var sanirim. Esi yabanci olan arkadaslarla karsilastiriyoruz bazen de kocalari :P Mesela bir arkadasimin Irlandali esini al, Turk erkegine vur :P
Bir de galiba, kadinin, ozellikle Turk kadininin her isi yapabiliyor olmasi, her seye yetisiyor olmasi da erkegin isine geliyor. Bu isin cozumu biraz salivermekte galiba. Kadin herseyi yaptikca erkek, nasil olsa o yapiyor, hallediyor diye umursamiyor.
ah, aklima simdi gelen bir sey. Bir Ingiliz erkegi ile evli olan bir Turk kizi esiyle birlikte Turkiye'ye doner. Erkek tipik bir Ingiliz erkegi, her isi paylasan, gorev bilinci olan bir erkek :) Gel zaman git zaman Turkiye'de, Ingiliz arkadas yavas yavas bir Turk erkegine donusmeye baslar :) Kiza, neden sunu sen yapmiyorsun, neden bunu sen yapmiyorsun, annen yapiyor AMA! diye sikayetci olmaya baslar!!
Diyecegim o ki, tembellik ve bencillik her erkegin icinde var :) Uygun kosullarda mutlaka ortaya cikar :P
O yuzden onlar icin kendimizi paralamaya, camasirini, corabini katlayip kaldirmaya gerek yok :D
Yorum Gönder