İnsanı risklere nasıl yaklaştığı tanımlar
Bizim orada bir kavşak var, son derece kontrolsüz. Bir de üstüne, kavşağa kontrolsüz girenlerin sayısız da bir hayli fazla. Oradan her geçişimde tedirgin olmama rağmen, markete, Nazlış'ın okuluna, Hakan'ın iş yerine vs. vs. giden en kestirme yol oradan geçtiği için ben söz konusu kavşaktan hergün en az 3 kere geçiyorum. Her seferinde azami dikkatime rağmen, haydi bismallah deyip, kendimi Allah'a emanet ederek.
Geçen gün Hakan'la bir yere gideceğiz, Hakan sırf o kavşağa girmemek için, yolu upuzuuuuuuuuuun uzattı.
Neden dedim, niye sen buradan geçiyor musun ki hiç dedi, hem de hergün defalarca dedim, deli misin, sakın çok tehlikeli dedi, ben de insan tehlikeyle nasıl savaşacağını da öğrenmeli dedim, o da hayır insan tehlikeleri nasıl bertaraf edeceğini öğrenmeli dedi.
İşte o zaman fark ettim. Ben 16 yıllık sevgilim, 7 senelik kocamdan çok ama çok farklıydım. Aramızdaki en temel fark da işte buydu, yani risklere nasıl yaklaştığımızdı. Ben risklerin üstüne gider, onlarla savaşırken, o risk olmadan nasıl yaşanırın peşindeydi. O yüzden ben herkesle, herşeyle, kendimle bile kavga halindeyken, Hakan hep huzurlu, hep pozitifti.
Seneler sonra kafama dank eden bu gerçekten sonra, merak etmeden durmadım, acaba Nazlış nasıl olacaktı? Risklere ve dolayısı ile hayata nasıl yaklaşacaktı? Annesi gibi herşeyin üstüne bodoslama dalacak, herşeyi kavga/mücadele olarak mı algılayacak; yoksa babasının yolunu mu seçecekti?
7 yorum:
hoşgeldin nihan:) yeni gördüm yazını. kaçırdıklarımı da bir çırpıda okuyuverdim. iyi ki döndün:P
Ben de bir çırpıda okudum, hoşgeldin! Tespitlerini, bunları tüm doğallığı ve yalınlığıyla aktarışını seviyorum.
Sevgiler.
Hosbulduk Pinar, ben de dondugume sevindm.
Defne, hosbuldu. Senin yorumlarin bana hep daha cok yazma istegi veriyor.
aynı konuyu ben de yazmıştım:) ben de umuyorum ki mücadele konusunda bana çeksin. çünkü babamız da hep işin kolay tarafında. bu sanırım tüm erkeklere özgü:(
Aslında ben bunu çok da kolaya kaçma olarak görmüyorum. Bence daha çok hayatı olduğu gibi kabul edip, onu değiştirmeye çalışmama durumu bu. Açıkçası ben Nazlış'ın benim kadar mücadeleci olmasını istemem, mücadele insanı yıpratıyor çünkü.
Ben her ikimizdende alsınki daha dengeli olsun istiyorum.Ne benim gibi gözü kapalı dalsın nede eşim gibi uzun uzadıya düşünsün.
Pastanino,
Ben aslında farkındayım NAzlış huy olarak daha çok babasına benziyor, yani hayata (tabii 3 yaşında bir bebiş hayattan ne anlarsa o kadarıyla) yaklaşımı açısından. Ben memnunum bu durumdan sanırım çünkü Denizanasına da dediğim gibi hep mücadele de insanı çok yıpratıyor.
Yorum Gönder