7.2.08

Keşke

Her akşam, Nazlı uyuduktan sonra, muhtemelen pekçok annenin yaptığı gibi, onu seyrediyorum bir müddet.


Nasıl da masum, melek gibi ve saf görünüyor diye şaşırıyorum, büyüleniyorum.


Onu ne kadar çok sevdiğimi fark ediyorum, hayatta hiç kimseyi sevmediğim/sevemeyeceğim kadar çok.


Sonra geride bırakmak üzere olduğumuz günü düşünüyorum.


Günlük koşuşturmaca, iş-güç derken, gün boyunca Nazlış'ıma duyduğum sevginin ne kadar da az farkında olduğumu görüyorum.


Tabii ki, kızımı her an, her saniye çok seviyorum. Ama gün içinde "anneciğim bak" diye yaptığı bir resmi, ya da kendi yarattığı bir kıyafet kombinasyonunu-gururla- göstermeğe yanıma geldiğinde, herşeyi bir kenara koyup, o anın tadına varmak, onun bana olan sevgisini, benim ona olan sevgimi doya doya yaşamak yerine, ne bileyim mesala, mutfağı toplamanın o an benim için, her ne hikmetse, daha önemli olduğunu fark ediyorum, üzülerek.


Kızıma ne çok, hadi Nazlı çabuk, tamam Nazlı şimdi değil sonra, sus Nazlı, yeter Nazlı, anne ne derse o olur Nazlı, anne hayır dedi olmaz Nazlı dediğimi hatırlıyorum.


Kim bilir o büyümükte olan, bir sürü şeyi ilk defa tecrübe eden minik insanın, hangi duygularını, hangi heyecanlarını hiçe sayarak.


Korkunç bir vicdan azabı duyuyorum.


Keşke diyorum,


Mutfak dağınık kalabilse,


Akşama yemek yetişmese,


Okunacak, yazılacaklar bekleyebilse,


Kendime de zaman ayırmak zorunda olmasam.


Başka hiçbir sorumluluğum olmasa, onun eşi, bunun kızı, şunun arkadaşı Nihan değil de sadece ve sadece Nazlı'nın annesi Nihan olsam.


Gün boyunca kızımı sevmekten, onun değerini bilmekten başka işim olmasa.


Sadece Nazlı ve ben olsak, kızım günlük harala güreleye kurban gitmese.


Her akşam Nazlış'ın odasından, yarın daha farklı olacak diye çıkıyorum, olamayacağını bilerek...


7 yorum:

böğürtlengözün annesi dedi ki...

Olmuyor be Nihancığım. Aynı duyguları bende o kadar çok yaşıyorum ki her anne gibi. Ama malesef hayatımızın yürümesi içinde bu rutin ev görevlerini yapmak zorundayız.
Ama eminimki sen,ben ve daha pek çok anne gibi, akşam olduğunda gün içinde çocuğumuza yeteri kadar vakit ayıramadığımızı düşünüyor isek eminim aslında o vakti ayırmışızdır ama her zaman en mükemmelini istediğimiz için o vakit bize yetmemiştir.

Adsız dedi ki...

yarın Göksu'nun doğumgünü.Ve her yıl olduğu gibi yine ben anneliği, anneliğimi düşünüp duruyorum.Bu yıl annelik bana hani şu renkli yün yumakları var ya, her rengi ayrı bir duygu olan bir yumakmış gibi geliyor.Benimkinin çoğu dengesizlik olan bir yumak...ipin çoğu yerinde vicdan azabı var!Yarın onun için hazırlayacağım süprizleri araştırırken, ne yaparsam çok şaşırır çok sevinir diye bilgisayar başında ordan oraya savrulurken bile o vakti onunla geçirmediğim için bir yanım kötü hissetmemi sağlıyor..ama sanırım bu dengesizlik ve bu vicdan azabı anneliğimi, nasıl desem, kamçılıyor.daha iyi olabilmek için..onun gözünde en sihirli masal kahramanı olabilmek için.. senin keşkelerin gibi..ve aslında umarım keşkelerin hiç bitmez, çünkü keşkelerin bitmesi belki de biraz daha umursamaz olmak demek...

Nihan dedi ki...

Böğürtlengözün annesi ve Ahu,
İkinizin de yorumu bana moral verdi. Keşke! biraz daha rahat olabilsek hepimiz.

denizanasi dedi ki...

bak o bakma kısmını ben yapamıyorum. çünkü genelde ondan önce uykuya dalmış oluyorum :))

Bir Porsiyon Öykü dedi ki...

Nihanciğim,
Sen senin için kısa, bizim için uzuuun süren aranı bitirmis geri gelmissin, ama ben farkedememişim. Şimdi seni okudukça yazıları nasıl da özlediğimi farkettim iyi ki geldin!
Kızını da seni de kocaman öpüyorum,

queenbee dedi ki...

İçimi rahatlatan yanlız olmamam hergece bende nazın odasından çıkarken aynı şeyleri hissediyorum ne büyük bir vicdan azabı. Ama aklıma şu geliyor annemde beni büyütürken aynı işleri yaptı bana da aynı vakti ayırdı ama ben hiç onun eksikliğini hisstmedim. Eminim nazlıda, nazda büyüdüklerinde bizim vicdan azaplarımızın farkında bile olmıycaklar onlar mutlu çocuklar, mutlu bireyler olucaklar.

Nihan dedi ki...

Deniz,
Ay keşke ben de uyuyabilsem Nazlışla beraber. Ama benim aklıma beni bekleyen işler, gün içinde yapamadıklarım takılıyor, bir an evvel uyusun da halledeyim birazını diye iyice sabırsızlanıyorum.
Papatya,
Hoşbulduk. Ben de gerçekten çok özlemişim yazmayı. Biz de seni öpüyoruz.
Queenbee,
Bak bu süper bir bakış açısı. Bunu aklımda tutmaya çalışacağım.